Şarküteri (delicatessen) film incelemesi

*Kimse tamamen kötü değildir. şartlara bağlı belki yanlış yaptıklarının farkında değillerdir.


Ütopya: İstenilen ve ideal olduğu düşünülen dünya düzeni ideası.

Distopya: istenilmeyen ve ideal olmadığı düşünülen dünya düzeni ideası.


Türü: komedi, suç, dram, korku filmi

Ülkesi: Fransa

Yönetmenleri: Marc Caro , Jean Pierre Jeunet

Müzik: Carlos D'alessio
Süre: 99 dk.
Oyuncular: Dominique Pinon, Marie Laure Dougnac, Marc Caro...

Bu filmin bir distopya örneği olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.
Bir kıyamet sonrası Fransa teması içeren kült statüsünde sayılan, sürrealist karakomedi filminde paranın yerini takas usulünün uygulandığı ve insanların yiyeceklere ne kadar zor şartlarda ulaştığını görebiliriz.

*Artık onların yiyecek kavramına insan eti de dahil olmuş durumdadır.









Manyak insanların dolu olduğu o apartman demek apartmanlara ayıp olur derme çatma yere gidiyoruz manyak demişken o kurbağalı adam neydi öyle ya.







Eski bir sirk çalışanı olan kahramanımız gazetede gördüğü şarküteri iş ilanı ile maceraya atılır. Şarküteri sahibi genci işe kabul eder fakat gencin hakkında aklında kurduğu kurnazlıklar filmin ilerleyen dakikalarında daha da anlaşılır oluyor.

Genç kahramanımızın şarküteri sahibinin kızına aşık olmuş olması da işin kaymağı oluyor tabii.

her ne kadar distopya ürünü olduğunu söylesek de diğer insanlara nazaran genç kahramanımız için anormal düzenin normal olmaya çalışan bir bireyi demek doğru olabilir aşık olduğu kızı da es geçmemek lazım.

O lanet kaçakları da unutmayalım onlar neydi öyle apartman sakinleri tarafından yamyam gözüyle bakılıyor ama bir yandan çok iyi karakterlere benziyor ama aynı zamanda paralı asker gibiydiler.

Şimdi trajikomiğin tanımına uyan o mükemmel sahneye geleceğiz şarküteri sahibinin o mükemmel mimik kullanışı ve kendini role vermesiyle ortaya çıkan o sahne:


Filme objektif bir şekilde bakacak olursak gerçekten özgün bir yapıt olduğunu ve bence bir başka benzer temalı filmle karşılaştırılamayacak kadar başarılı olduğunu söyleyebilirim.



DEĞERLENDİRME: Daha jenerik kısmında başlayan ve ilgisiz bir izleyiciyi bile iyiymiş dedirtecek kamera açı ve düzeni aynı zamanda müzik ve seslendirmelere sahip diyebiliriz.

51 ve 52.dakikalarda şarküteri sahibinin mimiklerine fokuslanan kameradan da bahsetmeliyiz tabi ki.



*bu tam avustralyalıya göre bir iş.

*Avustryalı sahibi olmadan bir hiçtir ;)



















19 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör