La Casa De Papel 'Spoilerli' Son Kısım İncelemesi

Son 5 bölümden önce son sezon ilk 5 bölümü bir hatırlayalım:

Albay Tamayo, Lizbon'un kaçırılıp içeri sokulması üzerine balataları iyice sıyırdı ve İspanyol Ordusu'nu devreye soktu. Kendisinin çok güvendiği bir asker olan Binbaşı Sagasta'yı Merkez Bankası'nı kurtarması için görevlendirdi fakat Sagasta kendi "özel" ekibiyle dalmak istedi ve ekibine izleyici bir baktık; Cehennem Melekleri filminden fırlamış gibi tipler. Her neyse, yanlarına çetenin sonradan serbest bıraktığı Gandia'yı da aldılar ve Banka'ya çatıdan girdiler, çetemizle birlikte kıyasıya bir çatışmaya tutuştular. Bütün bunlar olurken bir önceki sezon finalinde Alicia'ya yakalanan Profesör bir süre tutsak hayatı yaşadıktan sonra Alicia'nın doğum yapması üzerine serbest kaldı ve çetesini bu kötü durumdan kurtarmaya çalıştı fakat başarılı olamadı.


Bu gayet heyecanlı ve seyir zevki yüksek çatışma sonucunda çete Tokyo'yu kaybetti. Tokyo'yla birlikte Gandia ve Sagasta'nın birliğinden 4 asker daha öldü ve eylülde izlediğimiz kısım sona erdi.

3 Aralık'ta yayınlanan dizinin son beş bölümü Sagasta'nın şu anonsuyla başladı:

Tokyo kod adlı Silene Oliveira'yı indirdik fakat direndi. Gandia dahil 5 askerimiz öldü. Bu anonsun ardından Tamayo geri çekilmelerini istedi fakat Sagasta bunu aynı zamanda gurur meselesi yapmıştı. Geri çekilmeyi reddetti ve ekipteki tek kadın asker olan Arantxa Arteche'yi ölmüş gibi gösterip blöf yaptı ve blöf başarılı oldu. Kısa süreli bir pazarlığın ardından Sagasta ve yanındaki diğer asker Ramiro Vázquez teslim oldular ve esir edildiler.


Sonradan Vázquez'in yarasını tedavi etmek için iki doktor gönderildi. Dizinin diğer cephesinde ise Alicia, Tokyo'nun kaybından doğan şok ve gafletten yararlanıp kaçtı. Profesör ve Marsilya ise peşine düştü. Dizinin artık alışık olduğumuz hokus pokuslarından birini bu sefer Alicia yaptı ve Marsilya'yı ekip Profesör'ü yine rehin aldı. Soluğu direkt Tamayo'nun evinde aldı. Albay'ın karısını rehin aldı. Amacı pazarlık yapıp adını temize çıkarmaktı fakat plan yürümedi. Profesör ve Alicia bir anda Madrid'in ortasında polislerin içinde kalakaldılar.

Yeniden Banka'ya dönelim. Çete, nihayet altının tamamını eritti ve büyük bir kutlama yaparak altın tozlarını Profesör'ün karargahına pompalamaya başladılar. Benjamin ve ekibi altını tekrar külçe haline getirme işine girişti. Bu sırada da Marsilya, Profesör ve Alicia'yı kurtardı. Birlikte

yağmur suyu deposuna döndüler.


Tekrar Banka'ya dönelim. Çete, bütün altını pompalamış, hep bir ağızdan "Bella ciao" söyleyip kutlama yapıyor. Bilmedikleri şeyse yazının başında bahsettiğim Arantxa Arteche'nin havalandırmada işini sorun çıkmadan yapıyor olması. İşi ise girişteki patlayıcıları etkisiz hale getirip dışarıdakiler için yolu açmak. Banka'da bunlar olurken yağmur suyu deposundakilere kötü bir sürpriz yapıldı. Polis baskına geldi! Herkes tam silaha sarılmıştı ki Profesör kazanamayacaklarını ön gördü ve teslim oldular. Sonra da tutuklanıp Çadıra götürüldüler.

HAYIR! Öyle bir şey olmadı. Çünkü polis zannettikleri eylülde tanıştığımız Berlin'in oğlunun ve karısının adamlarıydı. Profesör'e oyun oynayıp çalınan altını

hırsızlardan çaldılar. Profesör ise en az yeğeni kadar zeki olduğundan oynadıkları oyunu çözdü ve peşlerine düştü. Tam bu sırada Arteche görevini tamamladı ve İspanyol ordusu ve polisi Banka'ya girdi. Böylece izleyiciler olarak aklımıza gelmeyen başımıza geldi. Çete enselendi! Yaşananları Tamayo'nun telefonuyla öğrenen Profesör, altını bulma işini Alicia ve Benjamin'e bıraktı ve Banka'ya gidip teslim oldu.

Nihayet dananın kuyruğu kopacaktı. Son bölümdeydik fakat şunu söyleyeyim. Bu final beni tatmin etmedi.


Bütün çeteyi sorguya çektiler fakat altın onlarda olmadığı için kimse cevap vermedi, veremedi. Bu sırada şantaj amacıyla önceden çektikleri videoları yayınladılar ve "Altını cukkaladık." imajı çizerek şantaj yapmaya çalıştılar. İşe de yaradı.


İspanya Borsası çökmeye başladı. Ülke iflas etmek üzereydi. Üstelik -onlar bilmese bile- Alicia altının yerini bulmuştu. Elleri çok daha güçlenmişti. Ülke iflasını açıklayacakken Profesör son atağını yaptı ve dedi ki "Ya birlikte kazanırız ya birlikte kaybederiz." Banka'ya içi külçe altın dolu kamyonlar yanaştı fakat onlar altın değil -metal olan- pirinç idi. Profesör ülke iflas etmesin diye sanki altınlar bulunmuş gibi yapmayı teklif etti. Teklif kabul edildi. Kamuoyuna altınların geri alındığı ve bütün soyguncuların öldürüldüğü açıklandı fakat altınlar, altın değildi ve çeteden geri kalan herkes hayattaydı. Kendilerine devlet görevlilerince yeni kimlikler verildi ve özel uçakla altınları kaçırdıkları Portekiz'e uçtular. Böylece efsanevi dizi "LCDP" bitti.


Şimdi gelelim benim izlenimlerime. Ben sonu hariç son sezonu komple çok

beğendim. Bu yüzden sadece sonunu dürtükleyeceğim. Bir kere bu bir dizi bile olsa mantık arıyor insan. Altınlar bulundu diye blöf yaptın, borsa çökmedi, ülke iflas etmedi. Eyvallah! Fakat ne olursa olsun altınları çaldın, İspanya Merkez Bankası şu an tam takır. Bu durum gerçekte olsa İspanya gecikmeli de olsa yine de iflas etmez mi? Buna bir açıklama yapmışlar aslında ama ben ikna olmadım. Belki de ben anlayamadım belki de onlar anlatamadı, bilmiyorum. Ayrıca böylesi bir kaçış bende hayal kırıklığı yarattı. Ben darphaneden kaçtıkları gibi kaçarlar sanıyordum. İki durumda da bütün dünyayı ayakta uyuttular ve bunu biraz basitçe yaptılar sanki. Daha tatminkâr bir final olsaydı daha iyi olurdu. Ama ne olursa olsun bir efsaneyi daha bitirdik. Son kez Tokyo, Nairobi, Moskova, Oslo ve Berlin için:


O bella ciao bella ciao

Bella ciao ciao ciao

E so io muoio da partigiano

Tu mi devi seppellir


Mi seppellisci lassu in montagna

O bella ciao bella ciao

Bella ciao ciao ciao

Mi seppelisci lassu in montagna

Sotto l'ombra di un bel fior


Tutte le genti che passeranno

O bella ciao bella ciao

Bella ciao ciao ciao

Tutte le genti che passeranno

Mi diranno che bel fior




18 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör